eczane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eczane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Yanlıştan dönenler

Birkaç ay önce, üç kısım halinde, ilaçta promosyon yasak olmasına rağmen, sildenafil içeren Viagra benzeri ilaçları "2 alana 1 bedava" kampanyalarıyla satan eczaneler hakkında yazmıştım ve delil olması için fotograflarını da yayınlamıştım ( Kısım I , Kısım II, Kısım III).

Son bir hafta içinde sevinerek gördüm ki, söz konusu her iki eczane de bu ilanları vitrinlerinden kaldırmış, bunu uygulamaya da son verdikleri şeklinde anlamak isterim. Bu iş nasıl oldu bilemiyorum. Aklıma üç yol geliyor:

1) Sonunda mesleki ahlakları uyandı ve kanunlara uygun çalışmaya karar verdiler.
2) Yetkililer meseleyi daha ciddi elel almaya başladılar ve kontroller sonucu bu işe son vermeleri gerekti.
3) Bu promosyon artık kar sağlamaz hale geldi ve vazgeçtiler.

Hangisi olursa olsun, fark etmez; bu rezillik sona erdiği için mutluyum. Yanlışı sergilemiş olmanın, bana, bu yanlıştan dönüldüğünü de haber verme sorumluluğu yüklediğine inandığımdan bu yazıyı yazmam gerektiğini düşündüm. Yanlıştan vazgeçilmesinde emeği olan ilgililere teşekkürler.

25 Kasım 2010 Perşembe

Yetkililer görevlerinin başında

Memlekette ne zaman vaktinde önlem alınsa önlenebilecek bir şey olsa, bir devlet büyüğümüz (Allah onları başımızdan eksik etmesin (!) ) çıkıp, zamanında o önlemlerin alınmasını sağlamamış olan aynı yetkililerden bahsederek o meşhur cümleyi kurar:

YETKİLİLER GÖREVLERİNİN BAŞINDA

Ayamama Deresi taştı, İstanbul'un orta yerini sel aldı, yetkililer görevlerinin başındaydı.

Madenciler göçük altında kaldılar güvenlik önlemi alınmamış madenlerde, yetkililer görevlerinin başındaydı.

Tuzla'da tersanelerde onlarcası öldü asgari ücrete talim edenlerin, yetkililer görevlerinin başındaydı.

İnşaatı iyi denetlenmemiş çürük evler depremde çöktü, binlerce kişi öldü 17 Ağustos 1999 İzmit Depremi'nde, yetkililer görevlerinin başındaydı.

Bir süredir eczanelerin ereksiyon bozukluğu tedavisi ilaçlarındaki promosyon uygulamasına kafayı takmış durumdayım. Merak ettim, yetkililer o konuda ne halde diye ve 27.10.2010 tarihinde Ankara İl Sağlık Müdürlüğü'ne şu e-postayı gönderdim:

" Eczaneler ve promosyon hakkında şikayet

Sayın Yetkili,

Ülkemizde ilaçta reklam ve promosyon yasak olduğu halde Ankara ili genelinde pek çok eczanede sildenafil içeren ilaçlar (Viagra, Sildegra, Vigrande vb.) "bir alana bir bedava", "iki alana bir bedava" gibi promosyonlarla satılmaktadır. Ciddi yan etkileri olabilecek bu ilaçların bu şekilde pazarlanması kanunları ihlal etmek yanında halk sağlığı açısından da tehdit oluşturmaktadır.

Bu konuyla ilgili olarak:

1) Müdürlüğünüz ya da Sağlık Bakanlığı bu durumdan haberdar mıdır?
2) Haberdar iseler Müdürlüğünüz ya da Sağlık Bakanlığı bu konuda herhangi bir çalışma yürütmüş müdür? Uyarılan ya da ceza alan eczane olmuş mudur? 
3) Bugüne kadar böyle bir denetleme olmuş değil ise bundan sonrası için böyle bir çalışma planlanacak mıdır?

Bu sorularım cevaplanarak, e-posta aracılığıyla bilgilendirilmemi saygılarımla arz ederim."


Onlar da 1.11.2010 tarihinde şu cevabı yolladılar (hızla cevap vermelerini takdir ettim doğrusu):

" İl Sağlık Müdürlüğü İlaç ve Eczacılık Şubesi

Eczacılık Kanunları ve Yönetmeliği gereğince eczanelerde böyle reklam ve promosyon yapılması yasaktır. Müdürlüğümüzce zaman zaman yapılan tamimlercede yapılmasının yasak olduğu eczanelere duyurulmaktadır. Yapılan denetimlerde saptanırsa önce sözel olarak uyarılmakta ancak tekrarı halinde eczane hakkında yasal işlem uygulanmaktadır. Eczanelerle ilgili normal yıllık denetimlerimiz yapılmakta ve ayrıca gelen şikayetler üzerine tekrar denetime gidilmekte reklam ve promosyona yönelik herhangi bir unsura rastlanırsa gerekli yasal işlem uygulanmaktadır.

Bilgilerinize."


Benim anladığım kadarıyla yetkililer yine görevlerinin başında ama nasıl oluyorsa Ankara'nın göbeğinde promosyon uygulaması devam ediyor. Daha önce vitrinindeki yazının fotografını yayınladığım Büyük Mithatpaşa Eczanesi, bu hafta ikinci bir yazı daha eklemiş, Cialis'te de promosyona başlamışlar. Etken maddesi tadalafil olan bu ilaç, kimileri tarafından 36 saate varan uzun etki süresi nedeniyle  "haftasonu viagrası" olarak da biliniyor. Özellikle performanslarını artırmak amacıyla bu gibi ilaçlara yönelen genç kullanıcılar cumartesi öğle saatlerinde bir tane aldıklarından haftasonunun geri kalanında atılacakları maceralara hazırlanmış olduklarını düşünüyorlar. Sildenafil içeren ilaçlarda promosyonlar çoğu zaman muadiller üzerinden yürürken eczanemiz bu kampanyasında orijinal ilacı promosyona sokmuş durumda, müşteri çekmeye aday bir proje. 
Sanırım bu işin sonu şuraya varacak:
Altta yatan, kendisinin bile haberdar olmadığı bir kalp hastalığı olan otuzlu yaşlarda bir vatandaş haftasonu maceraları için reçetesiz olarak bu promosyonlu ilaçlardan alacak. Sonra kendini alkole de verecek. Sonra da ölüp gidecek ve televizyona-gazeteye haber olacak. 

İşte o zaman bir devlet büyüğümüz çıkıp şimdi yapılması gereken denetlemelerin sıklaştırılacağını açıklayacak ve diyecek ki:

YETKİLİLER GÖREVLERİNİN BAŞINDA



27 Ekim 2010 Çarşamba

İki alana bir bedava: Don değil, Viagra - Kısım III - Fotoğraflar

İnternet çağının klişelerinden biri de "pics or it didn't happen", fotoğraf yoksa dediğine niye inanalım yani.
Madem eczaneler kanunu çiğniyor dedim, delilleri de sunmam gerek.

İlk görüntümüz Büyük Mithatpaşa Eczanesi'nden (Mithatpaşa Cad. No:26 / 3 - ANKARA):






Aslında oldukça net okunuyor ama yine de biraz daha yakından bakalım, kapıdaki duyuruda ne yazıyor:


Adı geçen ilaçların ikisi de Viagra muadili, sildenafil içeren ilaçlar.


Geçelim ikinci eczanemize, Ziya Gökalp Cad. No:28/18'de yer alan Sütçüoğlu Eczanesi:

  
Fotoğrafta vitrindeki Sütçüoğlu yazısında "ğ" hizasına gelen kağıda yakından bakalım:


Burada yalnız Eczacıbaşı tarafından üretilen Vigrande promosyon dahilinde.

Aynı şeyi yapan pek çok eczane arasından bu ikisini seçmem kişisel bir husumet nedeniyle değildir, evime yakın olmasındandır. Daha önemlisi ikisinin de Sıhhıye'deki Sağlık Bakanlığı binasına 5 dakikalık yürüme mesafesinde olmasındandır. Ankara'nın göbeğinde, burunlarının dibinde ilaçta promosyonu yasaklayan kanunun ihlal edilmesine seyirci kalan Sağlık Bakanlığı'na saygılarımla arz ederim. 


Not: Türk Eczacılar Birliği de bu konuda elinden geleni yapmakla yükümlüdür diye düşünüyorum.


Bu dizinin daha önceki kısımlarını burada ve burada bulabilirsiniz.

27 Eylül 2010 Pazartesi

İki alana bir bedava: Don değil, Viagra - Kısım II

Bu yazının ilk kısmında Sağlık Bakanlığı'nın burnunun dibinde bir eczanenin sildenafil içeren ilaçları (viagra vb.), ilaçta promosyon kanunen yasak olduğu halde, "2 alan 1 bedava" sloganıyla satmasından bahsetmiştirm. Burnunun dibinden kastettiğimin ne kadar yakın olduğu daha iyi anlaşılsın diye bir harita eklemem uygun olur diye düşündüm. İşaretlerden biri bakanlığın, diğeri eczanenin yerini gösteriyor. Aynı cadde üzerindeki diğer eczanelerde de durum faklı değil.

1 Eylül 2010 Çarşamba

İki alana bir bedava: Don değil, Viagra

Eczanelerin vitrinlerindeki yazıları fark ettiniz mi? "Viagra, iki alana bir bedava", "2 fiyatına 3 Viagra" vb. yazıyor eczanelerimizin vitrinlerinde. Gözümüze soka soka kanun ihlal ediliyor.

Uzun zaman reçeteli satılan ve Pfizer'in patent süresi dolmadığı için oldukça da pahalı olan sildenafil içeren ilacın, patentin dolmasının ardından pek çok muadili çıktı. Özellikle Hindistan kaynaklı bol miktarda (kalite kontrolünün ne derece yapıldığı dünya çapında tartışılan) muadil pazara bir anda boca edildi. Hemen ardından tadalafil içeren, daha uzun süre etkili olduğu için "haftasaonu Viagrası" olarak adlandırılan Cialis piyasaya çıktı, Türkiye'de doktorlara tanıtımı için Şahan Gökbakar'a komedi skeçlerinden oluşan bir CD bile yaptırıldı (sonrasında CD'de yalnızca doktorlar için olduğu belirtilen bu videolar internete de düştü, tanıtım reklama dönüştü). Özellikle kalp rahatsızlıkları olan hastalarda pek çok risk taşımasına, doktor tavsiyesiyle ve gözetiminde kullanılması gerekmesine rağmen sonradan bu ilaçların reçetesiz satılmasına da izin verildi.

Bu noktadan sonra piyasa dinamiklerinin işlemesi kaçınılmazdı. Yerli-yabancı ucuz pek çok muadili olan (arzı yüksek ve ucuz) olan ilaca zaten talep de vardı. Böyle bir şikayetle doktora başvurmaktan çekinenlerden, "performans"ını artıracağını düşünerek kullananlara kadar geniş bir müşteri kitlesinin de oluşmasıyla arz-talep dengesinin mutlu sarmalında koca bir piyasa oluştu. Sonrasında elbette piyasa rekabeti de oluşacaktı, kimi eczaneler müşteriyi çekmek için promosyona başladılar, iki alana bir bedava vermeye başladılar. İlk başlarda el altından yapıldığını tahmin ettiğim promosyon vitrinlerden duyurulur oldu hiç çekinmeden.

Problem de bu zaten: Türkiye'de ilacın reklamı ve promosyonu kanunen yasaktır. Eczane vitrinlerinde gördüğümüz o ilanlar aslında eczacıların kendileri hakkında suç duyurusunda bulunması anlamına geliyor.

Bunları okuduktan sonra eczanenizi uyarmaya kalkmayın, ben yaptım, işe yaramadı. Evime yakın eczanelerden birinin vitrininde o yazıyı her gördüğümde sinirleniyordum, bir gün iş çıkışı dayanamadım, girdim, kalfalardan beni sorumlu eczacıyla görüştürmelerini istedim. Dükkanın sahibi olan eczaıcı beyefendiye kendimi tanıttım, doktor ve farmakolog olduğumu belirttim ("bu işlerden anlarım biraz" mesajını vermiş olurum, söylediklerimi ciddiye alır zannettim). Beyefendi şu cevabı verdi:

Haklısın kardeşim de ben o yazıyı kaldıramam. Bu dükkana ne kadar kira veriyorum ben biliyor musun? Aylık gelirimin çoğu o satışlardan. Öyle yapmazsam bu dükkanı kapatıp gitmem lazım.

Ben de yaptığının kanuna aykırı olduğunu tekrarladıktan sonra çıktım. Her sabah işe giderken önünden geçiyorum eczanenin, yazı hala orada.

Bu hikayeden benim öğrendiğim kişinin kendince bir gerekçesi varsa kanunu çiğnemesinde bir sakınca olmadığı. Bu mantıkla gidersek töre cinayetleri de suç olmaktan çıkar, üstelik onların arkasındaki gerekçe onlarca yıldır denenmiş, zamanın testinden geçmiş (!). Eminim o eczacı arkadaş töre cinayetlerini kınıyordur ama benzer  mantıkla kanunu kendisi çiğnemekten de geri durmuyor.

Bu hikayeyi daha da korkunç kılan bahsettiğim eczanenenin Ankara'da, Mithatpaşa Caddesi'nin Sıhhıye'ye yakın alt kısmında olması. Yolu düşmüş olanlar bilir, biz vatandaşlar adına bu tarz şeyleri denetliyor ve kanunu uyguluyor olması gereken Sağlık Bakanlığı'nın Sıhhıye'deki binası eczaneye 250-300 metre mesafede. Bu anlattıklarım denetlenmesi güç ücra bir köşede değil, bakanlığın burnunun dibinde oluyor yani. 

Bu hikaye şimdilik bu kadar. En kısa zamanda bu anlattıklarımın delili olan fotoğraflar çekip buraya koymayı planlıyorum; fotoğraf olmayınca gerçekliğini sorgulayan, "delil göster" diyen olur belki. Ne de olsa ben yazdım diye suçu gizli gizli işleyecek değiller, her şey aleni, çekiveririm fotoğrafları.

Not: İki alana bir bedava: Don değil, Viagra - Kısım II için tıklayınız

Beğendiyseniz paylaşabilirsiniz, maksat söz yayılsın.